Kuran’da Mucize Kavramı

Standard

891-100922-kizildenizayirma.hlarge

Kavram “A-CE-ZE” kökünden türemiş olup Kuran bütününde bu kavram kökünden türemiş kelimeler ve kullanıldığı yerler aşağıdaki şekildedir;
E’ACEZTÜ; Maide 5/31 karganın ölüyü gömmesini gören Kabil’in bu kadarını da akledemiyor muyum? Bu kadar aciz miyim? Anlamındaki serzenişini anlatıyor.
VE LEN NU’CİZEHU; Cin 72/12 Allah’ı aciz bırakamayacağız anlamında kullanılmış,
Lİ YU’CİZEHU; Fatır 35/44 Allah’ı aciz bırakamayacağız anlamında kullanılmış,
LA YU’CİZÛNE; Enfal 8/59 Bizi aciz bırakamazlar anlamında kullanılmış,
A’CUZUN; Hud 11/72, Zariyat 51/29 İhtiyar/aciz kocakarı anlamında kullanılmış,
A’CUZEN; Şuara 26/171, Saffat 37/135 Geride kalan acuze kadın anlamında Lut Peygamberin karısı için kullanılmış,
E’CÂZU NAHLİN; Kamer 54/20, Hakka 69/7 Kökünden ayrılmış, Hurma kütüğü anlamında kullanılmış,
Fİ AYATİNA MU’CİZÎN; Hac 22/51, Sebe 34/5, 38 Ayetlerimizi etkisiz bırakmak anlamında kullanılmış,
FE LEYSE Bİ MU’CİZİN; Ahkaf 46/32 Aciz bırakacak değildir anlamında kullanılmış,
Bİ MU’CİZÎN; Enam 6/34, Tevbe 9/2, 3, Yunus 10/53, Hud 11/33, Ankebut 29/22, Zümer 39/51, Şura 42/31 Allah’ı aciz bırakamazsınız anlamında kullanılmış,

Mucize kavramı ilgi çekici tartışma konusu olmuş bir kavram. Musa peygamberin denizi yarıp geçmesi, Nuh’un gemi inşa etmesi ve benzeri birçok kıssadaki anlatımların elçilerin mucizeleri olduğu hususu neredeyse ittifakla kabul görmüş olgular. Bu anlamda mucize kavramının Kuran bütünü içerisindeki kullanımlarına bakmak istedim. Bu kavramın yukarıda bahsettiğim genel kabul görmüş peygamber mucizeleri anlamında hiç kullanılmadığını gördüm. Genelde “ayet” ve “beyyine” kavramlarının hiç bu anlama gelmemesine rağmen “mucize” manası verilerek çevrildiğini gördüm. Eğer bu kavram Arapça olmasaydı ya da Kuran’da da hiç kullanılmamış olsaydı böyle bir sonuç düşünülebilirdi. Böyle bir durum olmadığına göre yani çeşitli formlarda bu kavram Kuran genelinde yukarıda tek tek çıkardığım gibi kullanıldığına göre genel kabul görmüş peygamber mucizeleri algısının muhakkak gözden geçirilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Naçizane, 13.12.2015

Reklamlar

6 responses »

  1. Geri bildirim: Kuran’da Mucize Kavramı | Adını Sen Koy

  2. Mübarek Kuranda “Şehid” ile “Allah yolunda öldürülenler” arasındaki ilişki/ilişkisizlik, “mucize” ile “doğa üstü olaylar” arasında mevcut sanki… Şehid kelimesi Kuranda, Allah yolunda öldürülenler anlamına gelmez. (Yanlışsam düzeltiniz). Şahid ya da tanık anlamında kullanılmaktadır. Mucize kelimesi de, yazıda dökümü verildiği üzere görüyoruz ki, doğa üstü olay anlamında kullanılmamış… Ancak adına mucize, ayet ya da beyyine demesek de, peygamberlere verilen doğa üstü güçler olduğunu, birtakım örneklerde görebiliriz. Isa’nın bebek iken konuşması ya da Zekeriya’nın kendisinin yaşlı, eşinin kısır olmasına rağmen çocuk sahibi olabilmeleri gibi… Örnekleri çoğaltmak mümkün…

  3. Mucize kavramı Allah’ı aciz bırakmayı esas alan gerçekte ne söylediğine bakmaksızın Allah’ın hayata aktif müdahalesini devre dışı bırakan, şeytanın zokasını yutmuş sapkın bir anlayışın ürünü olduğunu,kavramın tam tersine, hem hizmet ettiği fikir alt yapısı ile hemde ortaya çıkardığı semptomlar itibariyle ,Allah’la kulu arasında ki bağı kesmek için ortaya çıkmış gibi görünüyor,

    Esasında verilen mesaja konsantre olup bu kavramları gerçeğiyle araştırıp Kuran’ın bütünü içinde Allah’ın ne dediğine bakma sonucu, bir sapkın anlayışın daha açığa kavuşmasına hizmet ettiğin için Allah senden razı olsun…

    Mucize; akıl almaz, tarifsiz, şok edici ,bir olguya işaret eden bir kavram ve Kuranda kafirlerin Allah’ı ınkar eden hayatının dışına atan ve dünyayı merkezine almış insanların kıyamette yaşayacağı şokla çok daha yakın bir anlam içeriyor.

    Şu durumda şeytanın açık oyunu ortaya çıkıyor Allah’ı aciz bırakacaklarını sananlar bir gün şok olacaklar çünkü onlara Allah uzaktı ve onlar öğüde kulak vermediler acuze kadın gibi …

    Birde Kuran’da İbrahim peygamberin tek tanrı yoluna yönelişinde ki mücadelesi anlatılırken, kendi yaşadığı toplumun tanrı algısı üzerine güneş ve yıldızlara taptığı tabiri caizse onları mucizevi gördüğü ve ancak bu manipülasyonun üstüne giderek,onlar benim tanrım olamaz çünkü batıyor yani hareket ediyor, bir şeye tabii, şeklinde ifade edilen anlayışında,tabii olunan tanrıya yönelerek diğer yaratılmışların ise mutlak bir kanunla tanrıya bağlı hareket ettiği gerçeğine ulaştığı örnek verilir..

    Bir şeye bağlı hareket eden yaratılmış varlıklara mucizevi yakıştırmalar yapılmasının aslında Allah bilincinden yoksun bir anlayışın ürünü olduğu görülmektedir.Ve Kuran’da hiç bir yerde ilkesiz bir Allah göremezsiniz, yeminle sözünü delileyen bir Allah vardır..İnanıp inanmamak bize kalmış..

    O söylediklerini yaptığını ve yapacağını delille anlatır yani süpriz yoktur müteşabih olan ve muhkem olan ayetleri vardır onları örtmek isteyenlerde Allah’ı aciz bırakabileceğini zannedenlerdir. Allah’ın ilkesi delil ve veriler üzere söz söylemek iken(Bu ilkeyi Kuran’da görebiliriz) mucize kavramı hangi tanrının sözüdür ?Zanla konuşan, delilsiz atıp tutan, vesvese veren,köksüz gövdesiz bir söz!!!

    14/24 İbrahim suresi,” güzel söz ,kökü yerde dalları gökte bir ağaca benzer” ayetiyle bir sözde aranması gereken ilkeleri görüyoruz..

    Emeğine sağlık Allah yolunu açık etsin …Kuran okuma yaklaşımıyla ilgili usul ve ilke açısından da güzel bir örnek Allah razı olsun.

    • Zekerya peygamber’in yaşlı iken bebek sahibi olması bugün ilimde gerçekleştirilebilen bir durum hatta bebeklerin ayrı bir yerde oluşturulup ana rahmine yerleştirirmesine kadar gelişen bir tıp bilmi var. Burda Zekerya’nın şaşkınlığına bir çok örnek verebiliriz ancak bu duruma mucize demek açıklanamaz bir anlam yüklemek olur kaldı ki bu gün dünyada isa peygamber örneğinde olduğu gibi öyle çocuklar izliyoruz ki hepimiz şaşkınlık içinde seyrediyoruz değil mi?Belki de yine Kuran ışığında bakıp” Allah’ı aciz bırakamayız” anlamını düşünmeliyiz bu çok manidar olur…Biz kendi tanrı algımızı, Allah’a giydirmeye kalktıkça, Allah bize uzak inanılmaz gelecektir diye düşünüyorum….Biz Allah’ı kuşatamayız, Allah bizi kuşatır …Mucize kavramıda acziyetimizi bilmememizin ve iddialarımızın sonucu ürettiğimiz bir kavram .Allah’ın kuşatmasına karşı verdiğimiz Allah’sız refleksimizin ifadesi görülüyor ki kavramın esası,biz
      ” Allah’ı aciz bırakamayız”şeklinde.
      Selamlar

  4. Yakub’un, oğlu Yusuf’un gömleğini kör olan gözüne sürmesi sonucu gözlerinin açılması (Yusuf 12/92-96).
    Süleyman’ın bir kuşla konuşması, cinlerden/insanlardan/kuşlardan oluşan bir ordusunun olması (en-Neml 27/20-28); karıncanın sözünü anlaması (en-Neml 27/18-19).
    İsa’nın Allah’ın izniyle çamurdan kuş yapıp, onu üflediği zaman canlı bir kuş olup uçması, anadan doğma körü ve de alaca hastalığına yakalanmış kişiyi iyileştirmesi (el-Maide 5/110)
    Yine örnekleri çoğaltmak mümkün… Her ne kadar, nacizane’nin niyetini biliyor ve katılıyor isem de (mucize kelimesine yüklenen anlamın yanlış olması), doğa üstü olayların Kuranda bulunduğu gerçeği değişmiyor. Üstelik bu tür olayların bazı nebilere /Resullere verildiği ve onların kavimlerine yaşatıldigi çok net görülüyor… Buradaki sıkıntı, geleneğin Muhammed Aleyhisselama mucize icad etmek için yaptığı tevili tersten yapıp diğer elçilere de verilmediğini söylemek… Muhammedin biricik mucizesi Kuran’dır ve öncekiler doğa üstü olaylara şahid olmuştur vesselâm…

  5. Geri bildirim: Mucize Kavramı Üzerine (Bölüm 1) – SUSEMA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s